Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

ANASAYFA

:

EĞİRDİR

Giriş



EĞİRDİR İLÇEMİZİN GENEL YAPISI
 
Eğirdir İlçesi konumu itibariyle Akdeniz Bölgesinin göller yöresinde kendi adı ile bilinen, 482 km2   yüzölçümlü Eğirdir Gölünün kenarında, Isparta-Konya Karayolu üzerinde 20-25 kmlik  bir kıyı şeridine yerleşmiştir. İlçenin bir tarafının dağ,bir tarafının göl olması nedeniyle dar ve uzun bir yerleşim alanına sahiptir.
Isparta iline 35 km mesafede olan İlçemize bağlı 24 Mahalle, 4 Kasaba ve 24 Köy mevcut olup, son nüfus sayımına göre Merkez nüfusu 19.417, Köyler nüfusu 17.024 olmak üzere toplam nüfusu 36.738 kişidir.
            Eğirdir, her mevsim ve günün her saatinde renk değiştiren Eğirdir Gölü, tapusu Eğirdir halkı tarafından Yüce Önder Atatürk'e verilen Can adası, Türk Silahlı kuvvetlerinin Dağ Komando Okulu, dünyada eşine az rastlanan Kasnak Meşesi ve Sığla Ormanları, Türkiye'nin en önde gelen Kemik Hastalıkları Hastanesi, elması ve sadece Eğridir'de görülen Apollon Kelebeği ile tarih ve doğa zengini bir ilçedir.
Dağ Komando Okulu ve Kemik Hastalıkları Hastanesi ile çok çeşitli tarih ve turistik mekânın bulunduğu ilçemizi son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret etmeleri sebebi ile yaz aylarındaki nüfus ikiye katlanmaktadır. İlçemizde bulunan (8) İlköğretim Okulu, (7) Lise, (1) Meslek Yüksek Okulu ve (1) Adet Su Ürünleri Fakültesi öğrencileri ile nüfus daha da artmaktadır.
İlçemizde elma,şeftali ve kiraz yetiştiriciliği yaygın olup, halkın büyük bir kısmı geçimini bu ürünlerden sağlamaktadır. Ayrıca Hayvancılık ve su ürünleri de diğer geçim kaynaklarını oluşturmaktadır.
İlçemiz İklim bakımından, Akdeniz ve İç Anadolu iklimleri arasında yer almaktadır. İlçede, ne Akdeniz’in yağışlı  ne de İç  Anadolu’nun kurak iklimi söz konusudur. Yağışlar genelde Kış ve İlkbahar aylarında olup, Yıllık yağış ortalaması 705 mm. civarındadır. Hakim rüzgarların Lodos ve Poyrazdan estiği ilçemizde, Ortalama sıcaklık 11,9 C dereceyi bulmaktadır.
 
 EĞİRDİR İSMİNİN EFSANESİ
 
Zamanın birinde Eğirdir de yaşayan bir bey, eşi ve çocuklarıyla birlikte Sivri Dağı eteklerinde avlanmaya çıkar. Bey orada bir geyik görür, okunu gerer ve geyiğe atar. Ancak ok geyiğe değil, arkada bulunan kayaya saplanır. İşte tam bu noktadan sular fışkırmaya ve çoğalarak akmaya başlar. Beyin çocuğu bu suya kapılır ve boğularak ölür. Bey hanımının yanına feryat ederek koşar ve çocuğun boğularak öldüğünü bildirir. Hanım dalmış, elindeki ten keresiyle yün eğirmektedir. Bey daha da bir isyankâr tavırla; Hanım, hanım çocuğu su aldı götürdü, sen hala elindekini eğirir durursun. EĞİRDUR bakalım. der. Böylece Eğirdir ismi ilk defa söylenmiş ve bu yöreye verilmiş bir isim olarak kalmıştır.
 
 
  EĞİRDİR’İN EKONOMİK YAPISI
 Eğirdir in ekonomik durumu oldukça güçlü bir yapıyı dayanmakta olup, en önemli gelir kaynağı, ihracata yönelik elma ve su ürünleridir. Bu iki ürün ilçede sektör oluşturmuştur.
Bunlardan başka hayvancılık, küçük sanatlar, orman ürünleri gibi ekonomik faaliyet dalları da vardır. Kırsal kesimde halkın hemen hemen tamamı tarımla uğraşırken,  bir bölümü de tarımdan arta kalan zamanlarında halı dokumaktadırlar.
ELMACILIK        :
            İlçenin en önemli geçim kaynağı, ihracata yönelik elma üretimidir. Elma ağacı sayısı 650 bin civarındadır. Günden güne gelişmekte olan elma üreticiliği, yeni kültür fidanları geliştirilmekte ve ihracata daha uygun hale getirilmektedir.
 Eğirdir ilçesinde 14 bin 600 hektar tarım arazisi mevcut olup, 6336 hektarında sulu tarım yapılmaktadır. Tarımda en önemli gelir kaynağı olarak elma; tat, koku ve aroma yönünden iç ve dış pazarda tutulmaktadır. Bu kadar önem taşıyan elma üretimini her sene yeterli miktarda olmasının yanı sıra kaliteli ve hastalıktan arınmış, şekilde üretme çalışmaları yapılmaktadır.
Elma üretiminden başka şeftali ve kiraz meyveleri, hububat ve bakliyat üretimi de yapılmaktadır. Ancak bunlar satıştan daha çık çiftçinin kendi ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.
BALIKÇILIK          :
İlçede 5 adet balıkçılık kooperatifi faaliyet göstermekte olup, çalışmaları verimli bir düzeyde değildir. Gölde 1985 yılında görülen kerevit hastalığı, ilçenin önemli ihracat kaynağının kesilmesine sebep olmuştur. Gölde kerevit stoklarının azalması ve yok olmasından dolayı kooperatif üyelerinin çok azı faal olup balık avı ile uğraşmaktadır.
Kerevit hastalığı, göldeki doğal balık dengesini de bozmuştur. Gölde kafes balıkçılığının yapılması için çalışmalar başlatılmıştır.
 HALICILIK         :
Halıcılık, genellikle ev halıcılığı şeklinde yapılmakta olup,  Sarıidris Kasabasında Kalkınma Üretim ve Pazarlama Kooperatifi toplu üretime güzel bir örnek teşkil etmektedir. İlçe merkezine yakın yerlerde geleneksel Isparta halısı dokunurken, köylerde daha çok ihracata yönelik, her malzemesi yünden yapılan, ince halı tabir edilen halılar dokunmaktadır.
 
 
TARİHİ VE KÜLTÜREL ESERLER
 
 
HIZIRBEY  CAMİİ  :
 Eğirdir’de bulunan camilerin en büyüğü olup, duvarları kagir ve üstü toprak dam olarak ilk defa Hızır Bey tarafından yaptırılmıştır. Kesin tarihi bilinmemekle birlikte 1327- 1328 yıllarında inşa edildiği sanılmaktadır. Böcüzade, Isparta Tarihi ismli kitabında II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış olabileceği ve Hızırbey’in, camiyi tamir ettirmiş olabileceğini ileri sürmektedir.
Cami, 1814 yılında çıkan bir yangında tamamen yanmış, Yılanlıoğlu Şeyh Ali Ağa’nın önderliğiyle yeniden yaptırılmıştır.1820 yılında tekrar ibadete açılmıştır. 1878 ve 1884 tarihlerinde tekrar onarım gören caminin damı Burhanoğlu Hacı Murat Ağa tarafından kiremitle örtülmüştür. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bugünkü durumuna getirilmiştir. Büyüklüğü, tarihi önemi, minberin yapısı bakımından büyük bir kültür varlığıdır. Ayrıca kemer üstünde yapılan minaresiyle dünyada tek olduğu iddia edilmektedir.
DÜNDARBEY MEDRESESİ  :
Eğirdir İlçesinin en merkezi yerinde bulunan, taş Medrese adıyla da anılan bina, 1237 yılında Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin  Keyhüsrev zamanında han olarak yapılmıştır. 1301 yılında Hamidoğlu Dündar Bey tarafından Medrese haline getirilmiştir. Medrese iki katlı olup, ortada avlu yer alır ve 30 hücresi vardır. Medresenin girişinde büyük bir taş kapı vardır. Kapının etrafında Selçuklu karakterinde geometrik şekillerde süslenmiştir. Yapının malzemeleri  yakındaki Eğirdir Kervansarayından sökülerek getirilmiş ve Medresede  kullanılmıştır.
Dündar Bey Medresesi bugün kapalı çarşı olarak kullanılmaktadır.
EĞİRDİR KALESİ  :
Eğirdir İlçesinde göle doğru uzanan yarımada üzerinde iç ve dış kale vardır. Dış kalenin yalnız temelleri kalmıştır. Kesin yapılış tarihi bilinmemekle birlikte M. Ö. 4. yüzyılda yapıldığı tahmin  edilmektedir. Roma ve Bizans döneminde çeşitli tamirler görmüştür. Dış kaplama taş bloklar, iç kısmı ise moloz dolgudur. En son Hamidoğulları devrinde tamir edilmiş ve Timur un Eğirdir i istilası sırasında tahrip edilmiştir. Eğirdir in bundan sonraki dönemlerde savunmaya fazla ihtiyacı olmadığından kale tamir edilmemiştir.
EĞİRDİR KERVANSARAYI :
Eğirdir İlçesi, Yenimahalle de 4 pafta, 14 ada, 6 parselde yer alır. Anadolu Selçuklu kervansaraylarının en büyüklerindendir. Konya – Antalya kervan yolunda yer alan han, doğu  - batı doğrultusundadır. Avlu ve kapalı mekan olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiştir. Her iki bölümde de örtü tamamen yıkılmış ve günümüzde hiç   bir iz kalmamıştır.
Avlunun doğu duvarı tamamen yok olmuştur. Avluda birkaç yolcu odasının temel izleri kalmıştır. Kervansaray 1237 yılında yapılmış ve porteli yerinden sökülerek Dündar Bey Medresesi ne 1301 yılında taşınmıştır.
TARİHİ EĞİRDİR EVİ     :
Eğirdir’in tarihini yansıtan mimarisi ve iç dizaynıyla “Eğirdir Evi” önemli bir kültür mirasıdır.
BABA SULTAN TÜRBESİ :
Baba Sultan Türbesi, kapısındaki kitabeden anlaşıldığına göre Hamidoğlu İlyas Bey zamanında, 1358 yılında İsa Bin Musa adındaki zat için yaptırılmıştır.
Türbe içindeki Baba Sultandan başka türbedarı olan Sureti Baba (Zorti Baba) ile Palaz Baba adlarında iki kişinin mezarı daha vardır. Son zamanları kadar Sakahane tabir edilen su soğutma yeri vardı. Burada bulunan küplere sabah suları gelip geçen içerdi . bugün bunlar kalmamıştır. Türbe ziyarete açıktır.
AĞA CAMİİ :
İlçenin Ağa Mahallesinde bulunan cami, 1413 yılında inşa edilmiştir.  1712 yılında yapılan caminin damı daha sonra onarılarak kiremitli hale getirilmiştir.
YILANLIOĞLU  CAMİİ :
Yazla Mahallesinde Şeyhül İslam El Berdai Türbesi yanında, Yılanlıoğlu tarafından 1806 yılında taş minareli olarak yaptırılmıştır. Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılmış ve bugünkü durumuna kavuşmuştur.
YEŞİLADA   CAMİİ :
Yeşilada (Nis Adası) içinde yer alan cami, önce kilise olarak inşa edilmiş, II. Osman’ın  1618 yılında çıkardığı bir fermanla ibadete açılmıştır. İlk adı Kız Kilisesi’dir.
 KALE   CAMİİ :
Kale mahallesinde, mescitten camiye çevrilmiş bir yapıdır. İnşa   tarihi bilinmemektedir.
 SİNAN PAŞA  CAMİİ :
Yan duvarları kâgir , üzeri ahşap ve toprak damlı olarak inşa edilmiştir. Minaresi renkli tuğladan yapılmıştır. Kapısı üzerindeki kitabede, 1376 tarihinde yapıldığı kayıtlıdır. Buna göre caminin Isparta ve havalisi, Osmanlı idaresine geçmeden 6 yıl önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Kapının içerisinde sol tarafta gömülü bulunan bir kişinin mezar taşında; Hafız Tutii Karamanî ibaresi ve 1392 tarihi görülmektedir.
Camii, 1878 yılında onarılarak damı kiremitli hale getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarılan camii, bugünkü durumuna kavuşmuştur.
PROSTANNA ANTİK KENTİ :
Psidia şehirlerinden bir tanesidir. Eğirdir Sivrisinin arkasında Camili Yayla üzerindedir. Şehrin kesin yeri L.Robert tarafından, Bedre Köyünün yukarısındaki Yazılı kayada bulunan bir sınır yazıtı ile tespit edilmiştir.
Bu yazıt Prostanna ile Parlaisin sınır yazıtı idi. Antik kentte sınır duvarları ve bazı bina temelleri vardır. Şehrin Akropolisi 200 metre yükseklikte kurulmuştur. Sur duvarları içerisinde dikdörtgen şeklinde bir M. Ö. 1. yüzyıldan itibaren sikke basmaya başlamıştır.bina vardır. Bu bina bir tapınaktır. Diğer üç bina ise, halka ait binalardır. Bizans devrine ait hiçbir kalıntı yoktur.
 PARLAİS :
Roma kolonisi olarak kurulmuştur. Diğer koloni şehirlerin en küçüğüdür. Bugünkü Barladadır. Görünürde herhangi bir kalıntısı yoktur. Parlais, Maecus Aurelius döneminden , Caracalla dönemine kadar M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren sikke basmıştır. M. Ö. 25. Yılında Galatya Eyaletine dahil edilen dahil edilen şehrin adı Colonia Julia Augusta Parlaistir.
 AYASTAFANOS KİLİSESİ :
Eğirdir İlçesinin Yeşilada mahallesinde yer alır. Dış duvarları moloz taştır. Çatı ve iç mekan sütunları ahşaptır. 19. yüzyılda inşa edilmiş olup, 1998 yılında restore edilmiştir.
AYAGİORGİOS KİLİSESİ :
  Eğirdir ilçesi Barla Bucağında dağın yamacında yer alır. Dikdörtgen planlı olup, moloz taşlarla 1805 yılında yapılmıştır. Kilisenin çatısı yıkılmış olup, duvarlarının bir kısmı ayaktadır.
DOĞAL DEĞERLER VE TURİZM
Eğirdir ilçesi Isparta ilinin, hatta  Göller bölgesinin turizm merkezidir. Gerek tarihi zenginlikler gerekse doğa zenginlikleri açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Eğirdir Gölü nün ve bölgenin doğal güzellikleri her yıl artan sayıda yerli ve yabancı turisti ilçeye çekmektedir. Sürekli gelişme kaydeden turistik tesisler ve ev pansiyonculuğu ilçeye gelen turistleri ağırlayacak kapasitededir.
Eğirdir İlçesi eğlence ve dinlenme turizmi dışında iki önemli iç turizm kaynağına da sahiptir. Bunlardan biri Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi, diğeri ise Dağ ve Komando Okulu dur. Kemik Hastalıkları Hastanesi ülkemizde çapında ün salmış olup, yurdun her köşesinden tedavi amacıyla hastalar ve refakatçileri gelmektedir yine ünlü bir askeri kuruluş olan Dağ ve Komando Okulu iç turizmi olumlu yönde etkileyen bir kaynaktır.
 EĞİRDİR GÖLÜ           :
Göller Bölgesinin en büyük doğal zenginliklerinin  başında Eğirdir Gölü gelmektedir. Isparta ili sınırları içinde yer alın ve kuzey – güney uzanımlı büyük bir çöküntü alanının kuzey sınırında oluşmuş tektonik bir göl olan eğirdir Gölü, ortalama 475 kilometrekarelik yüzölçümü ile Türkiye nin 4. büyük gölüdür. Hacmi ise 4.000.000.000 metreküp tür. Deniz seviyesinden 918 metre yükseklikte bulunan göl, ortalama 10 metre (Numann – 1958), en derin yerinin de 11-12 metre olduğu söylenmektedir. Eğirdir Gölünün en derin noktası 16,5 metredir. Kuzey – güney uzunluğu 48 km olan gölün, doğu – batı genişliği 2.6 – 16 kilometre arasında değişmektedir. Kuzeyde kalan ve daha küçük bir alanı kaplayan bölümüne Hoyran ;Gölü, güneyde kalan bölümüne Eğirdir Gölü denir. Her iki bölüm Hoyran Boğazı ile birleşir.
Zengin balıkçılık potansiyelinin yanı sıra, sulama ve enerji üretimi bakımından da önem taşımaktadır. Gölden çevredeki tarım alanlarının sulanmasında yaralanıldığı gibi, bir regülatör ve kanalla Kovada l ve ll hidroelektrik santrallerinin su ihtiyacı da karşılanmaktadır. 1994 yılı  sonlarında tamamlanan tesislerle Isparta nın içme suyu ihtiyacının bir bölümü de Eğirdir Gölünden sağlanmaktadır.
Gölde, Eğirdir e bir yolla bağlanmış bulunan iki küçük yarım adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada dır. Gölde su ürünlerinden balık ve kerevit bulunmaktadır.
KOVADA GÖLÜ       :
Eğirdir İlçesinde bulunan bir başka göl Kovada Gölüdür. Kovada Gölünün çevresi zengin bitki örtüsüne sahiptir ve yüzlerce çeşit hayvan barındırır. Bu özelliklerinden dolayı Milli Park niteliğini almıştır. Eğirdir Gölünde bulunan fazla su bir kanalla Kovada Gölüne akar.
Kovada Gölü, karstik çöküntülerden meydana gelmiştir. Kovada Gölünün uzunluğu 9 km, genişliği 2-3 km dir. Yaklaşık 40 kilometrekare yüzölçümü olan bu gölün manzarası çok güzeldir. Gölün rakımı 900 metre, derinliği ise, 6-7 metredir.
 
YEŞİLADA (NİS ADASI)    :
  Eğirdir in en güzel turizm bölgesidir. Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren ev pansiyonculuğu gelişmiştir. Balık lokantaları da Yeşilada ya uygun bir renk katmaktadır.
Yeşilada da doğa güzelliklerinin yanında tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Ayastefanos Kilisesi bunlardan biridir. Önceleri koruma altına alınan ahşap evler, yerlerini yeni yapılara terketmektedir. Bu tarihi mahallede Müslahattin Dede ve Eflatun Dede Türbeleri de ziyaretçi çekmektedir.
CANADA     : 
Canada Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan , sadece piknik alanı olarak kullanılan bir adacıktır. Ada, 7 dönümlük bir alana sahiptir.
Atatürk ün Eğirdir i ziyareti sırasında Canada kendisine 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.
Canada , çadır ve karavan turizmine güzel bir mekan teşkil eder. Ayrıca güzel bir piknik alanı olarak çevre halkının ilgi gösterdiği bir yerdir.
ALTINKUM PLAJI     :
Eğirdir Tren İstasyonunun altında bulunan plaj., ince kumlu olup, gölün yüzmeye en elverişli yeridir. Soyunma kabinleri, duşu, gazinoları, büfesi, elektriği, telefonu mevcuttur. Altınkum Plajında 50 çadır kapasitesi olup, ayrıca kiralık bungalovlar da vardır.
Kıyıdan 200 metre uzaklaşıldığı halde boyu geçmeyen sığlığıyla güvenli bir plajdır.
BEDRE KOYU :
Eğirdir Barla yolu üzerinde merkeze 11 kilometre mesafede, 1500 metre sahil şeridi olan güzel bir dinlenme yeridir. Soyunma kabinleri, gazinoları, umum mutfakları ve kampingleri vardır. Bedre koyu da oldukça sığdır.
AKPINAR KÖYÜ VE SEYİR TEPESİ  : 
            Son yıllarda sahip olduğu coğrafi konumu ve Eğirdir in  doyumsuz manzarasının seyredilebileceği  en güzel noktalardan biri olma şansına sahip olması bakımından yerli ve yabancı turistlerin ilgisini toplamaya başlayan yerlerden biridir. Köyün ziyaretçilerin ilgisini çeken özelliklerinden biride, nefis gözlemesi ve kendi ürettiği doyumsuz ayranı.
KASNAK MEŞESİ ORMANI      :
Eğirdir İlçesi Yukarı Gökdere köyünde ender bulunan bir ormandır. Kasnak Meşesi olarak bilinen (Quercus Vulcanica ) ağaçları bulunmakta olup, Anıtlar Kurulu Kararı ile Doğal Sit olarak kabul edilmiştir.
DAĞCILIK  ve DAĞ BİSİKLETİ        :
Türkiye, farklı yüksekliklerde, zengin jeo morfolojik ve tektonik yapıya sahip, flora ve faunası olan ormanlara ve siluete sahip, zengin av ve yaban hayatı olan dağlarıyla hem kış turizmi hem de dağ yürüyüşü ve tırmanışları için dağcılık sporunu sevenlere olağanüstü çekici ve ilginç olanaklar sunmaktadır. Eğirdir ilçemiz de yüksek dağları ve müthiş manzarasıyla cezbedici  güzelliktedir. Özellikle Dağ Bisikletçileri için Cire Yaylasından Kovada gölüne oradan  Gökdere Köyüne uzanan 20 km lik parkar vardır.
SU SPORLARI         :
Göl alanları içinde, Yelken Sörf,Jetski,Su Bisikleti,Su kayağı,Banana v.s faaliyetler plaj emniyet dubaları  dışında yapılabilir. Yıllık rüzgar ortalaması 10 km/saat üzerinde olması ile yelken ve rüzgar sörfüne oldukça uygundur. (Kale önü,Yeşilada Çevresi,Canada önü,Kale Arkası,Yazla ve Altıkum Plaj Mevki)
YAMAÇ PARAŞÜTÜ    : 
Eğirdir’de   Single ve Tandem  şeklinde  yamaç paraşütçülüğünün yapıldığı elverişli alanlar bulunmaktadır.
Bunlar; Karatepe,Akpınar Köyü ve Sivri’nin Kuzeydoğu Yakası.
 
KAMP-KARAVAN TURİZMİ    : 
Eğirdir’in doğal değerleri,araba ve karavan ile seyahat eden yerli ve yabancı turistler için önemli bir tercih sebebidir. (Altınkum Plajı ve  İlçe Civarında bulunan yaylalar)
 
EĞİRDİR TRİATLONU    : 
İlk olarak 2003 senesinde düzenlenen Eğirdir Triatlonu, hem parkurun sporcular tarafından benimsenmesi hem de başaryla gerçekleştirilen organizasyon olması  nedeniyle her geçen sene katılım artmaktadır. 2006 senesinde dördüncü kez düzenlenen Eğirdir Triatlonu bir Balkan Şampiyonası şeklinde gerçekleştirilmiş ve uluslar arası bir nitelik kazanmıştır.
 
SAĞLIK TURİZMİ
Eğirdir ilçesi Ülkemizin sağlık tesisleri  yönünden de ileri konumda olan bir ilçedir. İlçe merkezinde bulunan Kemik Hastalıkları Hastanesi yurt çapında ünlü bir tedavi merkezidir. İlk olarak 1952 yılında Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesi adıyla 100 yatak kapasiteli kurulmuş olup, zamanla 10 kat büyüyerek  1000 yatak kapasitesine ulaşmıştır. Hastanede, Yaklaşık 40 bin hastaya poliklinik hizmeti verilmekte,  yılda 6 bin civarında hasta da yataklı tedavi görmektedir.
           
EĞİRDİR DAĞ KOMANDO VE OKUL KOMUTANLIĞI
Eğirdir ilçesinde kurulu ve Türkiye’de komandoların mabedi olarak anılan okuldur. Okulda ağırlıklı olarak subay, astsubaylara ve uzman erbaşlara eğitim verilir. Eğitim verilen alan çok geniştir, bu alana eğirdir, barla, aksu, şarkikaraağaç, yenisarbademli gibi ilçeler de dahildir.
Dağcılık, su üstü ve su altı eğitimleri, kayak, eğitimlerinin de verilebildiği iklimi dolayısıyla 4 aylık periyotta hem en sıcağı hem de karı yaşayabildiğin, çeşitli ülkelerden değişim programları dahilinde askerlerin eğitim gördüğü, dünyanın en iyi ''temel komando okulu''dur. Eğirdir ilçesi açısından ekonomiye kazancı çoktur.
 
İLETİŞİM : 505 318 32 25 - 0246 311 46 93 eposta: egirdir@egm.gov.tr
 
  • CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM MERKEZİ
  • TRAFİK GÜVENLİK PROJESİ
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Polis Eşleri Derneği
  • UPEM
  • İçişleri Bakanlığı